19 Nisan 2014 Cumartesi

Gülsuyunda Berkin Elvanın 40 Lokması Dağıtıldı

Umudun Çocuğu Berkin Elvan’ın şehitliğinin 40. günü dolayısıyla 19 Nisan Cumartesi günü Gülsuyu’nda 40 lokması dağıtıldı. Gülsuyu halkının 2 haftalık çalışmasıyla gerçekleştirilen lokmaya 300 kişi katıldı. Gülsuyu Hasan Ferit Gedik Meydanı (heykel meydanı)dağıtılan lokmada meydana 'BERKİN ELVAN’IN KATİLLERİ CEZALANDIRILINCAYA KADAR SUSMA TÜRKİYE' yazılı Halk Cephesi imzalı pankart asıldı.
Meydana açılan masaya Berkin’in fotoğrafı ekmek ve misket konuldu. Etkinlikte okunan metinde AKP’nin katliamcılığı teşhir edilirken Berkin’in katillerinden hesap sorulacağı vurgulandı.





19 Mart 2014 Çarşamba

Gülsuyunda Berkin Elvan İçin Yürüyüş Düzenlendi

19 Mart 2014 Çarşamba saat 19.30 gibi Gülensu son durakta toplanarak Hasan Ferit Gedik Meydanına yüründü. Yürüyüş esnasında 10 kişi vardı. Hasan Ferit Gedik Meydanına gelindiğinde Meydanda eyleme katılanlar oldu. Etraftaki halktan alkışlayanlar oldu. Okunan basın açıklamasının ardından yarın(20 Mart) günü Hasan Ferit Gedik Meydanında Berkin için oturma eylemi yapılacağının çağrısıyla eylem sonlandırıldı.

Eylem boyunca “UMUDUN ÇOCUĞU BERKİN ELVAN, 15’İNDE BİR FİDAN BERKİN ELVAN, BERKİN ELVAN ÖLÜMSÜZDÜR, ANALARIN ÖFKESİ KATİLLERİ BOĞACAK, ÇOCUKLARI VURMAK ŞEREFSİZLİKTİR, BEDEL ÖDEDİK BEDEL ÖDETECEĞİZ, HEPİMİZ BERKİNİZ ÖLDÜRMEKLE BİTMEYİZ” sloganları atıldı.
Okunan Basın açıklamasında; “Bu düzen yağma ve talan düzenidir. Bu düzenin mahkemeleri hırsızları yağmacıları talancıları katil sürülerini korur. Katilleri, cellatları, soysuzları bu düzen cezalandırmaz halkında bir adaleti var. Ekmek kadar hava kadar su kadar yaşamak içinde adalet lazım.” vurgusu yapıldı.




26 Ağustos 2012 Pazar

GÜLSUYU - YOZLAŞMAYA VE YIKIMLARA KARŞI 4. GELENEKSEL HALK PİKNİĞİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ.


            Bu yıl 4.sü düzenlenen halk pikniğinin çalışmaları aksaklıklar ve eksikliklere rağmen kısıtlı bir sürede gerçekleştirildi. Mahallenin belirli bölgelerine yüzlerce afiş asıldı, Gülsuyu, Esenkent mahalle pazarlarında ve kapı kapı ev ev binlerce bildiri dağıtıldı, Heykel meydanında ve Çarşamba pazarı girişinde standlar açıldı. Pikniğe son bir gün kala mahallede bir uyuşturucu satıcı kilolarca uyuşturucu ile yakalandı ve halka teşhir edildi. Yakalan uyuşturucu halkın önünde yakıldı. Yozlaşmaya karşı mücadelede ne kadar net ve samimi olduğumuz bir kez daha halka gösterildi. Pikniğimizde bu mücadelenin bir eseri olarak birlik ve dayanışmamızı büyütmenin bir aracıdır
26 Ağustos Pazar günü sabahın erken saatleri piknik alanında hummalı bir çalışma başladı. Bir yandan sahne elektrik ve ses sistemleri kururken öbür yandan standlar kuruluyor, çevre düzenlemesi yapılıyor ve piknik alanına Gülsuyu-Gülensu Haklar Derneği imzalı pankartlar asılıyor. Alanın girişine “UYUŞTURUCU SATMAK ŞEREFSİZLİKTİR” , “YOKSULLUĞA VE YOZLAŞMAYA KARŞI GÜCÜMÜZ BİRLİĞİMİZDİR” ve “YOZLAŞMAYA KARŞI HALK PİKNİĞİMİZE HOŞGELDİNİZ” pankartları asıldı. Sahnenin bir tarafına Sadık ŞENBABA ve Baran Kuzey YILDIRIM’ın resimlerinin olduğu “DEVRİMCİ TUTSAKLAR ONURUMUZDUR” pankartı asılırken öbür yanına da “MAHALLEMİZDE UYUŞTURUCUYA, FUHUŞA, KUMARA, ÇETELEŞMEYE İZİN VERMEYELİM” pankartı asıldı.
Piknik programı saat 14:00 da açılış konuşmasıyla başladı. Yapılan açılış konuşmasında : “……..Dedik ki: pikniğimiz, düzenin yoz kültürüne karşı açılmış savaşın bir cephesidir. Bu savaş düzenin bize dayattığı yoz, bencil, bireyci kültüre karşı halk kültürünün savaşıdır. Bu savaşı kazanmak için halkın dayanışmasını büyütmek, geliştirmek ve örgütlemek zorundayız. Bu yüzden örgütlenmemizden birlik beraberliğimizden korkuyorlar. Evet korkularını büyüteceğiz çünkü biz her zaman birlik beraberlik içerisinde olacağız. Anadolu kültürünü yok etmelerine izin vermeyeceğiz……
……….Bugün buradayız. Aynı sofraya diz kıracak, hep bir ağızdan türküler söyleyecek, hep beraber halaya duracağız. Bu sofra dost sofrasıdır, dostun sofrasından aç kalkılmaz, bir lokma ekmek bin parçaya bölünür, bir derde bin derman bulunur…….”   denildi.
            Açılış konuşmasının ardından sanatçı dostlarımız Baran, Domane Dersim, Kenan-Şengül Kardeşler, Gülsuyu Müzik Grubu, Grup Yankı, Seyfi Yerlikaya ve Grup Yorum Korosu türküleri ve halaylarıyla; Mehmet Esatoğlu da bir tiyatro gösterisiyle pikniğe ayrı bir heyecan ve renk kattılar. Yüzlerce kişinin katıldığı halk pikniğimiz akşam 21:30 a kadar sürdü. Hava kararmasına rağmen coşku devam etti, piknik alanı getirilen ışıklandırmalarla ve arabaların far ışıklarıyla aydınlatıldı.
            Pikniğimiz her şeye rağmen her hangi bir sorun yaşanmadan halkın memnuniyetiyle ve birlik beraberlik dayanışma çerçevesinde sona erdi.













25 Ağustos 2012 Cumartesi

Uyuşturucu Satıcısı Suçüstü Yakalandı

İstanbul’da, 25 Ağustos günü Gülsuyu-Gülensu Haklar Derneği’nin olduğu sokakta ticari bir taksi ile gelen torbacı, orada bulunan uyuşturucu zulasından çıkardığı uyuşturucuyu alıp satmaya giderken Halk Cepheliler tarafından yakalandı. Torbacı kilolarca esrar ve ‘Jamaika’ denilen uyuşturucularla birlikte dernek önünden heykel meydanına doğru teşhir edildi. Heykel meydanında toplanan halkın gözleri önünde yakalanan bütün uyuşturucu ateşe verildi. Meydanda halka yapılan ajitasyonlarda mahallemizde yozlaşmanın ulaştığı boyut vurgulanarak halkın  bu konuda daha duyarlı olması gerektiği söylendi. Torbacı teşhir edildikten sonra sorgulanmak üzere Halk Cepheliler tarafından gözaltına alındı.
Ardından Heykel meydanına akrep ile gelen polislerde Halk Cepheliler tarafından teşhir edildi. Polislerin yüzlerine karşı yapılan ajitasyonlarda: “Halkımız şu an burada yaktığımız uyuşturucunun asıl sahipleri şuan karşımızdalar. Mahallemize uyuşturucuyu, fuhuşu, kumarı her türlü yozluğu sokan polisin ta kendisidir. Uyuşturucu satıcılarının, çetelerin arkasında onlar var. Onlar kirletmeye çalıştıkça bizler bu pislikleri temizlemeye devam edeceğiz. Yozlaşmaya karşı mücadelemizden geri adım atmayacağız.” denildi. Teşhir olan polisler “Katil Polis Gülsuyu’ndan Defol” sloganlarının ardından meydandan uzaklaştı.
Halkın, Cephelilere ilgisi büyüktü, herkes teşekkür edip duygularını birer birer ifade ettiler ve “iyi ki bu mahallede devrimciler var, iyi ki Cepheliler var” dediler.

29 Temmuz 2012 Pazar

Binler Faşizme Karşı Yürüdü.

29 Temmuz tarihinde Malatya’da alevi mahallesine yapılan faşist saldırıyı duyan Gülsuyu Gülensu halkı saat 23.30’da saldırıyı protesto etmek için Heykel meydanında toplanarak sloganlarla çağrı yapılarak son durağa gidildi. Burada toplanan halk, kitresel bir şekilde yürüyüşe geçerek mahalle sokaklarını dolaşarak heykel meydanına geldi. Meydandaki polis akrep aracı halk tarafından taşlanarak ve sloganlarla kovuldu “Katil Polis Gülsuyun’dan Defol, Malatya Faşizme Mezar Olacak, Malatya Halkı Yalnız Değildir” sloganları atıldı. Daha sonra oturma eylemi başlatıldı ve saat 02.30’a kadar sürdü. Oturma eylemi sırasında devrimci yapılar oluşturdukları komiteyle bir eylem kararı aldı ve bu kararda 30 Temmuz tarihinde saat 21.00’da Gülensu son durakta yürüyüş kararı alındı. Halka bu karar açıklanarak eyleme kitlesel katılım çağrısı yapıldı.

30 Temmuz saat 18.30’da Halk Cephesi, Partizan, ESP, KÖZ, Maltepe Pir Sultan oluşumu araçlarla sesli çağrı yapılarak esnafları ve kafeleri dolaşarak kitresel bir şekilde akşam gerçekleşecek yürüyüşe katılım çağrısı yapıldı. 2 saat süren sesli çağrıda tüm mahalle halkına eylemin duyurusu yapıldı. Saat 21.00’de Gülensu son durakta toplanarak yürüyüşe geçildi. Heykel meydanına doğru ilerleyen kitle her sokak başında bekleyen halka da yürüyüşe katılım çağrısı yapıldı. Slogan ve alkışlarla Fatmahanım durağına ilerleyen kitle polis barikatlarıyla karşılaştı. Polis “Katil Polis Gülsuyu’ndan Defol, Malatya Halkı Yalnız Değildir, Malatya Faşizme Mezar Olacak, Hepimiz Aleviyiz Hepimiz Kürdüz, Biji Biretiya Gelan” sloganları ile protesto edilirken, kitlenin önünü açması için de yürüyüş kararlılıklarını polise bildirdiler. E-5 köprü girişinde açıklama yapma kararlılıklarında ısrar eden kitle yarım saat sonra yürüyüşüne devam etti. Halkın ısrarı ve kararlığıyla panzerler ve çevikler geri çekildi ve kitle açıklama için belirlediği alana girdi. Bu zaferi sloganlarla haykıran kitle ardından basın açıklamasını yaptı. Açıklamayı mahalle halkından bir ablamız okuyarak devletin bir kez daha katliam hazırladığını anlattı. Basın açıklaması bittikten sonra Heykel meydanına doğru sloganlar eşliğinde yürüyüşe devam edildi. Meydanda, beş bin kişinin katıldığı eylem sona erdi.

Okunan açıklamanın tam metni:

Katliamcı bir devlet geleneği bugün Malatya'da bir defa daha karşımıza çıktı.
Irkçılığı körükleyen devlet, Roboski'de 34, Sivas’ta 35 insanımızı katletti.
Romenlere yönelik gerçekleşen ırkça saldırıda, Ermenilere yapılan katliamlarda ve en son Malatya'da gerçekleşen saldırıda devlet açıklamaları ırkçılığı körükleyen yöndedir.
Katlettiklerini suçlayan ve katillerin sırtına sıvazlayan devlet, cezaevinde katlettiklerini terörist, katledilen Ermeni ve Kürtleri bölücü, Alevileri ise yok saydı. Evlerin kapılarına işaret konup gazetelerde kurumlar, kişiler hedef gösterilerek katliam sinyalleri verilirken, sessiz kalan devlet Malatya'da saldırıya uğrayan alevi aileye “sizi koruyamayız buradan gidin” diyor. Irkçılığını katliamcılığını saklama ihtiyacı duymayan devlet, Sivas'ın katillerine meclise taşıyor bin operasyonun en büyük mimarlarından Mehmet Ağar'ı saraylarda ağırlıyor.
Artık yeter! Katledilen, yok sayılan ve her durumda saldırıya uğrayan halkların birleşme zamanı geldi geçiyordu. Sivas davası zaman aşımına uğratıldığında başbakan “gazanız mübarek olsun” dedi. Roboski'de ise katledilen Kürt gençlerin ailelerine para teklif ederek aileleri susturmaya çalışıyor. Kapılara yazılan ırkçı yazıları münferit olaylar olarak açıklayıp yeni katliamların sinyalini veriyor AKP katliamcı devlet zihniyetini fütursuz savunucusu olduğunu her durum da ortaya koyuyor.
Biz ezilen halklar komşumuza yapılan saldırıyı kendimize yapılmış görmezsek sağ olan yılanın bizi sokmasını bekleriz, sokakta insan avına çıkanlara bizim yanıtımız halkların birleşik mücadelesi olacaktır.
Dün başlayıp bugün hala devam eden saldırılar karşısında onca silahına gaz bombasına, elektronik copuna, askerde polisine rağmen saldırıyı durduramadığını söyleyen devlet, açık ki katliamları tetikliyor. Biz ezilen, hor görülen, yok sayılanlar milyonlar olup sokaklara akacak ve Malatya’daki Alevilerin ve Kürtlerin yalnız olmadığını söyleyeceğiz. Eylemlerimizi ani tepkiler olarak değil katliamcı ırkçı zihniyete geri adım attırana kadar devam edeceğiz.

KATLİAMCI DEVLET HESAP VERECEK
MALATYA FAŞİZME MEZAR OLACAK
MALATYA HALKI YALNIZ DEĞİLDİR
BİJİ BİRETİYA GELAN
YAŞASINN DEVRİMCİ DAYANIŞMA

Örgütleyici Kurumlar: HALK CEPHESİ, PARTİZAN, ESP, MALTEPE PİR SULTAN OLUŞUMU, KÖZ

Destekleyici Kurumlar: EMEP, HDK 1.bölge yürütme, BDP




19 Mayıs 2012 Cumartesi

Yıkımlara Karşı Gücümüz Birliğimizdir - Direniş çadırı kaldırıldı

      9 mayıs günü yıkımlara karşı gülsuyu heykel meydanına kurduğumuz çadırımızı kaldırdık. 10 gün boyunca halka AKP'nin yeni yıkım hazırlıkları ve nasıl direneceğimiz anlatıldı. Kazanmanın yolunun militanlıkta ve ısrarda olduğu hem sohbetlerde anlatıldı hemde yağmura rüzgara rağmen mücadelede kararlı olduğumuz fiilen gösterilmiş oldu. 10 gün boyunca kızıl bayraklarla donattığımız heykel meydanına ve tüm mahalleye binlerce kuşlama, yüzlerce bildiri, kapı çalışmasıyla; halkı, yoksula yıkım zengine tapusuz villa getiren yasalara karşı direnmeye çağırdık. Ülke genelinde Halk Cephelilere ve Dev-genç'lilere yönelik terör ve tutuklama zulmüne karşı onlarca yazılama ile ateş yakıp halay ve sloganlarımızla protesto ettik, Dev-genç'lileri selamladık. Halkın evinin yıkılmasına karşı 17 mayıs akşamı ''Yıkımlara Karşı Birleşelim, Kazanalım- Halk Cephesi'' imzalı 20 tane yazılama yaptık. Çadırımızın kapanış yürüyüşüne ve yıkımlara karşı 15 ozalit astık ve daha önceden mahalleye 200 adet yıkıma karşı direnişe çağıran afişler yaptık. Çadırımızın son günü mahallemizde sesli çağrıya çıkıp sokaklarda ve kahvelerde halkı yıkıma karşı direnişe ve yürüyüşe davet ettik. Akşam saat 19:30'da Gülensu son duraktan başlayan yürüyüşümüz çadırımızın önünde basın açıklaması yapılmasıyla sona erdi. Coşkulu yürüyüşten sonra heykel meydanında çekilen halaylardan sonra çadırımızı kaldırdık. 10 gün 10 gece halkın sahiplendiği çadırımızı yıkımlara karşı direniş çağrısıyla bitirdik.